30 Temmuz 2008 Çarşamba

anani da sat git tayyip

(takıldığım ve yazdığım birebir sözlük'te gördüm ben bu başlığı. sonra yöneticiler sağolsun sildiler ama ben yazmıştım artık. buraya ekleyeyim)

çok saygısızca bir öneridir.
tamam tayyip erdoğan'ı beğenmiyor olabilir insanlar ve kendisine hakaret edebilirler(ki normalde bunun işe yararına biz [vrg]'eleştiri'[/vrg] diyoruz).
ancak kişinin sevmediği bir insana sırf laf sokmak için o insanın tanımadığı annesiyle alakalı laf söylemesi en kibar tabiriyle terbiyesizliktir(burda 10 kez yutkundum, yazdım sildim.) ve nick arkasına sığınıp hakaretleri sıralamaktan başka bir şey değil. ortamı ve ortamımızı kalitesizleştirir.

[vrg]ahlak kurallarını sıralayalım:[/vrg]
kişi bir insana kızınca, önce imkan varsa o insana gidip kızma sebebini anlatmalıdır. eğer imkan yoksa mektup yazmalıdır, çeşitli şekillerde kendisini çeşitli yollarla eleştirmelidir ve bir şekilde ona yaptığı yanlışı göstermeye çalışmalıdır. mitingler de başka bir yoldur.

ilk adımdaki seçeneklerden yola çıkılarak bir çözüm bulunamıyorsa 'e tabi biz de en doğal halimizde etten kemikten insanlar olduğumuzdan' arkadaş konuşmasında [vrg]'ya bu şerefsizler niye ülkeyi satıyor...'[/vrg] denilir. o anki kızgınlığa göre şerefsizin yerini daha sert küfürler de alabilir ama yine de bence kişinin anne/babasına küfür etmek çok ayıp birşey(hiç birşey değil sadece aynı şeyin size yapıldığını ve belki sizin annenizin hayatta olmadığını düşünün. ne o tüyleriniz mi gerildi).

ayrıca yine daha önemli bir adım vardır, [vrg]söz uçar yazı kalır[/vrg]. ve burası bizim kendi blogumuzda değil herkese açık olan bir yer olduğu için de [vrg]'sanane kardeşim ben burada istediğime istediğim şekilde giydiririm'[/vrg] yaklaşımı da takdir edersiniz ki absürd olur. bu da ayrı bir kademedir.

bunlar sadece tayyip için mi geçerlidir? hayır efendim deniz baykal, devlet bahçeli, ahmet türk, koyu lacivert, andrewreax, hch, tanrica vs. herkes için geçerlidir.
ayrıca bu tür şeyleri yazarken empati yapmamız gerektiğini, bahsedilen kavramın anne gibi bir birey için en kutsal kavramlardan biri olduğunu, birine olan hıncımızı, kızgınlığımızı ona değil de onun x'ine hakaret ederek belirtmenin, kişi eğer doğru şeyler söylüyorsa bile onun doğrularını alıp götüreceğini ve o kişiyi karşısındakilerin gözünde düşüreceğini hatırlamak gerekir.


bitiş: ehi ehi hiç komik değil lan, midem bile bulandı.


son birşey: bu teklifi yapanların minicik ama gerçekten minicik cesaretleri varsa aynı teklifi tayyip erdoğan'a [vrg]gerçek ad soyadları[/vrg] ile mail atabilme cesareti gösterebilmelerini isterim. yok eğer böyle düşününce bile kişi yapılan hareketin yanlışlığına varıyorsa [vrg]'oturup nick arkasından birilerine sallamanın etik tarafını'[/vrg] düşünmelidir.

9 Mayıs 2008 Cuma

Kapitalizmde Sikilmeyle Piramit Benzerliği

Piramitin en altındakiler en çok kişi tarafından en çok sikilenlerdir. Hem piramitte hem de kapitalizmde yukarıları doğru çıkıldıkça sikilme sayısı giderek azalır fakat sikilme korkusu giderek artar. Belki de sikilmenin azalması nedeniyle.
Sonuç olarak piramitin altındaki kişi sikile sikile alışır bu duruma ama piramitin yukarılarına çıkıldıkça sikilme sayısı azaldığı için sikilme korkusu da artar. Bir de tabii olayın belki de nitelikli yarrak tarafından sikilme korkusu da vardır. Piramitin yukarılarına çıkıldıkça göt oğlanı müdür, yöneticisinin yarrağı tarafından sikilme korkusuyla 3.5 atar....

22 Şubat 2008 Cuma

Medyadaki Vasıfsız İşçiler -1



Arasıra denk gelmekteyim medyada böyle canlılara. Hakkaten ne yaparlar ne ederler bazen merak etmekteyim. Gözümüze gözümüze sokulmalarındaki asıl amaç düşünüldüğünde gerçekten de acınası olduklarının farkında değiller midir onu da merak etmekteyim.

İş yok, güç yok sadece magazinsel olaylarla ve kaba et gösterimiyle gündeme gelmekteler. Para vererek ya da verdirerek haber yaptırdıklarını da düşünmüyor değilim.

Aklıma ilk gelenler:
Helin Avşar
Paris Hilton
Eda Taşpınar
Banu Alkan

22 Ocak 2008 Salı

Hayat

Hep çözümü en zor soru olarak gördüm kendisini.